t Hukuk Devleti ve Bürokrasi Demokrasilerde; devletlerin hukuk devleti olması gerekir. Hukuk devletlerinde bürokrasi vazgeçilmez bir unsurdur. Bu sistem, toplu yaşam kurallarını belirler. Ülkemizde toplumun hukuk ve adelete güveni kalmamıştır. Özellikle mahkeme kararlarının adil olup olmaması çok tartışılmakta, hukukta usullerin önceliği anlaşılmamaktadır. Bunun yanı sıra idari ve hukuki mevzuatın bürokratik yöntemleri vatandaşları rahatsız etmekte, hükümetler geçerli mevzuatı bürokrasiden arındırma çabalarına girmektedir. Bu sorunlarda temel neden, ülkemizde geçerli mevzuattır. Anayasamızdan başlayarak yasa, kararname, devlet yönetmelik ve nizamnameleri ile sistem karmakarışık bir hale gelmiştir. Bu nedenle kamu görevlilerinin, yargı organlarının birbirleri ile ve kendi içlerinde farklı görüşleri ve uygulamaları görülür. Kamu hizmeti olan bürokrasi, gerçekte vazgeçilmez bir kamu hizmeti, icra ve denetim sayılır. Ayrıca doğru uygulanmak şartıyla devletin gücünü sergiler. Son siyasi olaylar, hükümetin iktidarsızlığı, parlementerler içindeki kriz, sonuçta erken bir seçime neden olacaktır. Nitekim bu anlamda partiler arası bir anlaşmaya gidilmektedir. "Avrııpa Birliği ııyııııı yasaları ile, seçim ve JJ"rtiler kammıı ıla giiııdeme gelmel,tc, kısa ,'(firede yapılması zorımlıı hıı yııklaşıııula, iilke lıııkıık ıliizeııi ve biirııkr"sisi gözardı edilnıektcdiı� " �� �· AGENDA Ayrıca Avrupa Birliği uyum yasaları ile, seçim ve partiler kanunu da gündeme gelmekte, kısa sürede yapılması zorunlu bu yaklaşımda, ülke hukuk düzeni ve bürokrasisi gözardı edilmektedir. Nitekim, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sayın Algan, bu günlerde hükümeti, partileri uyarmakta, medya da toplumu bilgilendirmekte, bürokratik ve yasal kamu hizmetlerinin en güzel, güvenli yönünü sergilemektedir. 2000 yılı nüfus sayımı bile sağlıklı yapılamayan, yetmiş milyonluk toplumda 40 milyon seçmenin bulunduğu il ve ilçelerde seçim kurulu başkanlığını yüklenecek hakimlerin, 20 Temmuz 2002'de adli tatile gireceğini açıklayan başkan; 20 ila 25 partinin bileşik oy pusulalarını hazırlayacak basım evinde iki makina dışında makina olmaması, makina maliyetinin 40 trilyon olması, bütçelerinin müsait olmaması, oy pusulalarının 45 günden önce hazırlanamayacağını, deprem bölgelerinde ve bazı kırsal bölgelerde seçmen kütüklerinin hazır olmadığını açık açık Yüksek Seçim Kurulu olarak açıklarken, hiçbir parti, hiçbir parlementer ve hükümet yetkilisi bu söylemleri dikkate almamakta, bürokrasinin sesini kısmakta, 3 Kasım 2002 tarihini seçim tarihi olarak ilan etmektedir. Seçimin 3 Kasım 2002 tarihine yetişemeyeceği bu kadar açık ve aşikar iken, her konuda toplumu yanıltan, yönlendiren siyasilere, partililere, kamu yönetimlerine ve medyaya karşı vatandaşın tutumunun ne olacağını merak etmekteyiz! t Elin Gavuru Ülkemizde "gavur" sözcüğü daha ziyade müslümanlar tarafından, hıristiyan, musevi ve benzeri diğer dinlere sahip insanlar için zaman zaman kullanılır. Ancak tarih boyunca aralarındaki çelişkilere rağmen "gavur" sözü Ermeni, Yahudi, Kürt, Rum yurttaşlarımız ve diğer azınlık vatandaşlarımız için kullanılmamış, ancak kızgınlık halinde hakaret TESİSAT DERGİSİ EIII SAY! 79 TEMMUZ 2002 "Ülkeıııi.,de t<>plıımıııı lıııkıık ve ıulelete giiJıeııi ktılmaımştır. Özellikle ııwlıkeıııe kararlıırmııı adil olııp olııuıması çok tııl'flşılmakta, lıııkııkta ıısıılleriıı iiııceliği aııla}tlıııaııı"ktaılır. Bııııım J'«ııı sıra idari ,•e lıııkııki ıııeı•zmıtm biirokı·atik yiiııtemferi vata,ıdaş/an Mlıııtsız etmekte lıiikiiıııetler geçerli mev:,ııatı hiirokrasideıı "rıııdırııuı çahal"rııuı girıııekte,/iı� Bıı :wrımllll'ltı temel neden, iifkeıııi;.,le ge,·erli meı1zıuıttır" amaçlı kullanılmıştır. Nitekim bu sözü kardeş kardeşe, koca karısına; yerine göre dostuna, arkadaşına, sevgilisine söyleyenler çoğunluktadır. Son yıllarda vatandaşlar politik ayrılıklar nedeniyle; laiklik kavgalarıyla kemalistlere, terör nedeniyle kürt ve ermenilere gavur demekte, Türk vatandaşı olmayanlar ise "elin gavuru" sınıfına sokulmaktadır. Hiç unutmam; ileri ülkelerin tesisatsektöründeki hızlı gelişiminin, bilim ve teknolojisinin tanıtıldığı bir kongrede "elin gavuru" sözcükleri ile, onların başarılarını kıskanç!ık içinde gündeme getirdiğimiz tartışmada, sektörümüzün çok takdir ettiği duayenlerden Kevork Çilingiroğlu söz alarak, sözlerine "bizim gavurumuz" olarak söz aldığını belirterek, uzmanlığın en güzel ayrıntılarını vurgulamış, hedefleri göstermiştir. Çağımızda; toplu yaşam düzeyinde ülke sınırları yok olmakta, insan odaklı yaşamda ırk, din, kültür ayrımları yerine
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=