•• •• •• GORUNUM VI EW ■ Celal Okutan t Avrupa Birliğine Girme Hazırlıkları l "XV. asırdan bu yana Avrupa ile iç içe yMaaş ca amrıişs,t aYnu, nSaınribs itsatna,n ,B uRlogma rai sntyaan,, ASurun advi uAtlruakb,isStaunr,iyTeu, nIurask, , CÜe rdün, Mısır, zayir, Libya, sRı on dı rol asr ıünlak edl ea yr ianni mi çı şi nbei ra lOmsımş , a nVliı y aİ mn a paratorluğunun yerini alan Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliğine girişim çabalarında karşılaştığı engellerden birincisi; batının kolay değişmeyen değer yargılarıdır. Bu yaklaşım haçlı seferlerine k ç adar dayanır, Hıristiyan-Müslüman elişkileri ile bugüne yansır. yTuümr kul eirlei nba1ş8la3ya9n,C1ü9l2h0a'n/ eer dHe na tgt üı nHü mü mü za e kadar uzanan 82 yıllık gelişimdeki batılılaşma çabası, bizlerin Avrupalı oluşunu, batı kültürüne, bilim ve Alotjai st iünrek ' yü ankıınnkl ıiğl aı mp lıazrı ı skeırygaifl e m i ş t i r . tKeekmn oa l et, yazı, eğitim ve benzeri kültürel değişimlerinin yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti, zaman zaman oluşan kesintilere rağmen, elli altı yıldır demokrasiye sahip çıkmış, demokrasi ile yönetilmiş bir devlettir. Türkiye, tarihinde hiç bir zaman sömürge otalşmımamakıtşadMır.üAslyürmıcaa,nTübrikriyülke niteliğin i e Cumhuriyeti Devleti Anayasası ile yegane "laik" devlet olan çoğunluğu müslüman bir ülkedir. ------ 9 XV. asırdan bu yana Avrupa ile iç içeyaşamış, Yunanistan, Bulgaristan, Macaristan, Sırbistan, Romanya, Arnavutluk, Suriye, Irak, Ürdün, Mısır, SuudiArabistan, Tunus, Cezayir, Libya, Rodos ülkelerini içine alınış, Viyana sınırlarına dayanmış bir Osmanlı İmparatorluğunun yerini alan Türkiye Cuınhuriyeti'nin Avrupa Birliğine girişim çabalarında karşılaştığı engellerden birincisi; batının kolay değişmeyen değer yargılarıdır.' TESİSAT DERGİSİ ııııı SAYl 73 OCAK 2002 ş TK u ü a n n r d k u i a n y n u e , b İ C t u a u l y y m a a n h H a u u r İ k i s y v u e i k ç t ri y , e a s k M a u la e r r d u ı e l i u n l i e yu öz anke bt iilreünl,k eş eorl ui apt, ikçusroarlul na lraı nr ıdn da na güçlü bir devlet, kişilikli bir Millet olduğunu kanıtlamıştır. Türkiye, okuma-yazma oranı %90 düz öneemyivne ulaşmış, kadın haklarına ermiş, çocuklarına gerekli öz yöenneitigmö,stkearmmiuş,hkiadınların eğitim, zmetlerinde eşit Ok orşt audl l oa rğdua, Açsaylaı ,ş mA farsi kı na ı ü sl ka eğllearmi nıişn, çok ilerisinde medeni ve güvenli bir ülkedir. Toplumun ilkelerine s ö a r h n ip çıkan, birbirini seven dayanışma ekleri sergileyen, mütevazi çalışkan, gözüpek oluşu Türkiye'ye ayrı bir özellik kazandırmaktadır. Türkiye, Cumhuriyet döneminin sıkıntılı başlangıcında ziraat dışında her şeye muhtaç, ekonomik sıkıntı içinde bir ülke iken; 1950 yılından bu yana inanılmaz bir gelişim göstermiş, sanayi ağırlıklı bir ülkeye dönüşmüş, ürünlerini 130 ülkeye yiharpamçışe, tymaikşl,aşyıkurt dışında yatırımlar 3.000.000 yurttaşı ile batı ülkelerinde çalışan hizmet sektörüne sahip bir ülke konumundadır. Türkiye; sayıları yetmiş adedi aşan 20.000 kişilik öğretim görevlisi ve yenleri ile milyonlarca üniversitaekeağditeimmiinse sahip aydın kesimi, çoğu lisan bilen genç kuşağı ileAvrupa ve Amerika'da lisans üstü ddiipnlaommiaklabrıinrı ahlimış, doktoralarını yapmış zmet sektörünü temsil etmekte, yen, yönetbicait,ı di şaakdi aamr aı şot ılramraakchı ,izamk aed t v e e m re is n genç bir nesi/in başarılı yenilikçi gücüne sahiptir. Ayrıca Türkiye, dünyadaki 1,5 milyar müslümanın, milyonlarca Türk'ün yaşadığı ülkelerin önderliğini yapacak güçte ve onlara örnek olacak düzeyde olduğunu kanıtlamış durumdadır."
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=