Buna en güzel örneği şu şekilde verebilirim: Genleşme tankı kullanılmaya başlandığı ilk günlerdeki fiyatlar, bizlerin bu sektöre girip üretim yapmamızdan sonra, döviz bazında yaklaşık ¼'e düşmüştür. Eğer bizler bu tankları üretmiyor olsaydık, ne kadar büyük bedellerin yurt dışına çıkacağını düşünebilirsiniz. Türkiye'de ekonomi denince akla borsa, faiz, döviz ve tahvil geliyor. Oysa bunlar ekonominin parametreleridir. Asıl ekonomi, kapasite kullanım oranı ve buna bağlı olarak da GSMH'dir. Bugün dikkat edilmesi gereken en önemli konu, kapasite kullanım oranı ve aylık ithalatve ihracat rakamlarının karşılaştırılmasıdır. Eğer ihracatınız ithalatınızın üzerinde ise veya en azından eşit ise, kapasite kullanım oranları minimum %80'ler civarında ise, o zaman ekonomik program başarılı olacaktır. Üretmeden sadece para hareketleri ile kalkınan hiçbir ülke yoktur. Mühendislikte gerekli ve yeter şartlar konuşulur. Burada şart, üretmek, yeter şart ise ekonomiyi parametreleri ile birlikte bilmektir. Yaklaşık üç sene önce Dr. Baha Atabek'in değerli katkılarıyla MAS bünyesine katılmış olan, Ar-Ge bölümünün de desteklenmesi ile birlikte, yeni tip pompalarımız geliştirilmiştir. Bu pompalarımızda işletme bakım kolaylıkları, imalatstandardizasyonu ve pompa verimleri geliştirilerek, ülkemizin hizmetine sunulmuştur. Şu anda seri üretime başlamış bulunuyoruz. Bu serilerde Norm pompa, ln-line pompa, kademeli pompalarve karşıtçarklı pompalar ile birlikte proses pompalar üretilmektedir. Burada hedefimiz Türkiye'deki yurt dışı pazarlardaki kaliteli ve yüksek verimli pompaların kullanılmasını sağlamaktır. Bizim şu anda Irak, Mısır, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan ve Avusturya'ya ihracatımız var. Almanya'ya da ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bunu başarabilmek için en önemli etken, döküm kalitesidir. Şu anda ülkemizdeki en iyi koşullarda çalışan dökümcülerle çalışıyoruz. Kalitemizi, rekabet kabiliyetimizi arttırmak için kendi dökümhanemizi kurduk. Dökümhanemizi işletmeye alma çabalarımız sürmektedir. Türkiye'nin bugünkü koşullarında, firmaların kapatıldığı bir dönemde bünyemize eleman takviyesi yapıp, bu tesisi de ülke ekonomisine kazandırmak istiyoruz. Aynı zamanda bizim kalite kontrolümüz altında olan dökümhanelerle de çalışmalarımızı sürdüreceğiz. MAS ve DAF olarak çağa ayak uydurma çabalarımız sadece imalat imkanları ve Ar-Ge ile sınırlı değildir. Bugün firmamızda, tamamen ırb '�,, �-j ENTATION TESİSAT DERGİSİ lflll SAYI 66 HAZİRAN 2001 profesyonel bir yönetim ve her kesimin katılımı vardır. İnsanlara yetki ve sorumluluklarını veren biryöneticilikanlayışı hakimdir. Yönetim olarak vizyonumuzu ve misyonumuzu iyi belirmek ve bunu tüm elemanlarımıza izah ederek, inandırmak zorunluluğumuz vardır. MaalesefTürkiye'de yönetim sadece denetim görevini yapmaktadır. Bugün, artık masaya oturup raporları kontrol etmek ve emirler yağdırarak yapılan yönetim devri kapanmaktadır. Yönetimin, elemanları ile bir l ikte olayları iç içe yaşama zorunluluğu vardır. Bence, ülkemizde uygulanan ekonomik programın başarısız olmasının sebebi; bu programın halka anlatılmamış olmasıdır. Eğer biz yöneticiler olarakyapmak istediklerimizi elemanlarımıza anlatmaz ve sahip çıkmazsak, fikirler i miz ne kadar doğruolursaolsun sistemin başarılı olma şansı yoktur. Arzumuz, bizden sürekli direktif bekleyen, bizlerden gelen direktifler yanlış bile olsa uygulayan değil, bu direktifleri çok rahat bir şekilde tartışabilen anlayışta insanlar ile çalışmaktır. Bu ortamda bunu sağladığımıza inanıyorum. Öncelikle şunun kabul edilmesi gerekiyor: Çalışan insan hata yapacaktır. Yeter ki bu hatalarını tekrarlamasın ve bu hataların oluşmasına engel olmaya çalışılsın. Benim inancım şu; bir insan hiç hata yapmıyorum diyor ise çalışmıyordur. Çalışan insanın hatasını en aza indirmek, o kişinin yeterli eğiti mi almasını sağlamak, bizlerin görevidir. Burada bunu başaracağız. MAS grup olarak yeni bir yapılanma sürecine girilmiştir. Bu sistemde başarı, tek bir kişinin başarısına bağlı değildir. Bu bir takım oyunudur. Bugün Avrupa'daki firmalara baktığınızda, üst düzey yöneticilerin yıllık izinleri 45 gündür ve bu izinlerini çok rahat kullanabilmektedirler. Oysa Türkiye'de çoğu firmada sistemin oturtulamamasından dolayı firma sahibi de üst düzey yönetici de izinini kullanamaz. İnsanın yaradılışı gereği dinlenmesi şarttır. Bence bu dinlenme esnasında kişi geçmiş dönemin değerlendirmesini yapacağı gibi çok daha sakin bir ortamda yaratıcı fikirler de üretebilecektir. ifil
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=