Agend YAPI TEKNOLOJİSİ DOSYASI "Mekanik ve Elektrik Tesisatlarında Deprem Güvenliği" Paneli Yangın ve Güvenlik Dergisi tarafından düzenlenen "Mekanik ve Elektrik Tesisatlarında Deprem Güvenliği" başlıklı panel 29 Ağustos 2000 Salı günü İstanbul Dedeman Oteli'nde yapıldı. Yöneticiliğini Prof. Dr. Abdurahman Kılıç'ın yaptığı panele konuşmacı olarak, İGDAŞ İşletmelerGenel Müdür Yardımcısı Fatih Dönmez, İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Arısoy ve EEC Kontrol ve Otomasyon Sistemleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yanık katıldı. Marmara Depremi'nin birinci yıldönümünde kamuoyunda daha çok yapısal açıdan tartışılan Marmara Depremi ve sonrası, bu toplantıda; mekanik sistemler, elektrik ve doğal gaz tesisatları çerçevesinde tartışıldı. Toplam üç saat süren Mekanik ve Elektrik Tesisatlarında Deprem Güvenliği panelini; yangın ve güvenlik sektörü temsilcilerinin yanı sıra, tesisat, sigorta, inşaat sektörlerinden ve üniversitelerden gelen yetkili lerin oluşturduğu yaklaşık 1 50 kişilik bir topluluk izledi. Panelin açılış konuşmasını yapan İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyesiveTÜYAK Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurahman Kılıç, tesisatlarda deprem güvenliğinin, özellikle sağlam binalardan hareketle tartışılacak bir konu olduğunu, zira yıkılan bir binada tesisat hasarlarının tartışılmasının zaten mümkün olmadığını ifade ederek, binaların deprem güvenliği doğrultusunda yapılmasının, sonuç olarak tesisat güvenliği konusunun artan bir önem kazanmasını sağlayacağını söyledi. Prof. Dr. Kılıç konuşmasına şöyle devam etti. Quake Safety in Mechanical and Electricity lnstallation Seminar Prof. Dr. Ahmet Arısoy, Prof. Dr. Abdurahman Kılıç, İCDAŞ İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dönmez ve EEC Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yanık "Özellikle gelişmiş ülkelere baktığımızda, depremde yıkılan bina sayısının az olmasına karşın, o binalardaki mekanik ve elektrik tesisatlarda oluşan hasarların ana problem haline geldiğini görüyoruz. Ülkemizde son yapılan değişiklerle uygulanacak olan deprem yönetmeliğinde buna çok dikkat edilmeli; çünkü yıkılan bina sayısının az, tesisatta meydana gelen arızalardan doğan zararın çok olduğu bir durumla karşılaşabiliriz. Tesisatlarda meydana gelen hasarlara baktığımız zaman, en başta ısıtma/ havalandırma sistemlerinin söz konusu olduğunu görürüz. İkinci olarak değineceğim iz husus, Marmara Depremi örneğinde olduğu gibi, trafoların raylarından çıkması, jeneratörlerin devrilmesi, kabloların kopması ve elektrik panolarının düşmesi gibi istenmeyen durumlardır. Diğer bir hususun altını, deprem sırasında yangın söndürme sistemlerinde meydana gelen hasarlar olarak çizebiliriz. Bu konuda özellikle sprinkler ve sabit boru sistemlerindeki arızalar, kopmalar, çökmeler çok yerde karşımıza çıkan hasarlardır. San Fransisco depreminde çöken 144 sprinkler sistemi 30 milyon dolarlık toplam zarara yol açmıştır. Bu nedenle yangın tesisatlarında alınacak önlemler, üzerinde çokça tartışılması gereken bir husustur. Tesisat güvenliği konusunu işlerken üzerinde önemle durmamız gereken noktalardan birisi, "insanın korun ması"dır. Tüm tesisatlar, deprem anında insanların kaçışını engellemeyecek, dahası kaçışını kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmelidir: Esnek bağlantıların kurulması, asansörlerin konumlarının iyi ayarlanması, kapı ve turnikelerin serbest bırakılması gibi... Deprem sonrasında gaz kaçaklarının önlenmesi, gazların otomatik olarak __________________ TESİSATDERGİSİ SAYl56 -----------------� -;ı AĞUSTOS 2000
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=