Tesisat Dergisi 28. Sayı (Temmuz-Ağustos 1997)

Nitekim, İ.T.Ü. Makina Fakültesi Hidromekanik Laboratuvarında Kaya BAYSAL ve Kaan EDİS tarafından yapılan bir çalışmada [61, bir pompanın emme ağzında ön dönme varken, maksimum verim noktasında Q=127.5 dm3/s, H=3.66 m, rı=0.67 korrelasyon (ilişki) yoksa, o vakit (p'V' =O) olacağı için yuktandaıbağıntV 2 J t p ~ 2 2 J H= b+-b-+(\-b_ - z0 +- •-+a0 -•- (a) pg 2g pg 2g r--------------- ------~ değerleri bulunmuşken, ön dönme önlendiği zaman yine maksimum verim noktasında G P E 1 P'J H= b+ - b l+ -~ p g 2 P/ (b) Q=125 dm3/s, H=4.30 m, rı=0.77 elde edilmiştir. Literatürde başka örnekleri de vardır. O halde, bu ön dönmeyi önlemek üzere, pompanın emme borusu içine ve emme ağzına yakın olarak 2 çap uzunluğunda, eksen boyunca birbirine dik olacak şekilde 2 ince madeni levha (doğrultucu) yerleştirilmesi şartı standartları eklenmelidir. Bütün bu hususlardan başka, standartlarda manometrik basma yüksekliği için verilen ifade, tanımına uygun hale getirilmelidir. Şöyle ki: Pompanın emme ve basma ağızlarında da akım türbülanslı olmakla birlikt~, lokal ortalama hız dağılımı üniform olmaktan çok uzaktır. Ozellikle basma ağzında hız dağılımı çok karmaşıktır. Bu durumda kinetik enerji terimi tüm kesit için ortalama hız ile yazılırsa, bu terim, daima 1 'den büyük olana (kinetik enerji katsayısı) ile çarpılmalıdır. Santrifüş pompaların salyangozlarının çıkışında bulunan düz konik difüzör a katsayısını çok büyütür. Nitekim salyangoza bağlı olmayan düz konik difüzörlerin çıkış kesitlerinde yapılan ölçmelerde a=l.58, a=l.85, a=2.15 gibi değerler elde edilmiştir. Aynca söz konusu kesitte türbülans nedeniyle meydana gelen lokal V nı hızından başka, çeşitli vesilelerle sözünü ettiğimiz düşük frekanslı düzlemsel elastik titreşimler yüzünden bir de V.2 gibi bir bileşen (zamana bağlı) vardır. Bu yüzden, pompanın bastığı birim ağırlıktaki sıvının,sözü geçen emme ve basma ağzındaki enerjilerinin farkı, yani, tanımına uygun olarak pompanın manometrik basma yüksekliği şeklini alır. Ama korrelasyon varsa, o vakit olur. Bu durumda, özellikle manometrik basma yüksekliği küçük olan pompalar halinde, standardlardaki gibi (a =a =l) alınırsa, ortaya çıkabilecek sistematik hata, man~m~trik basma yüksekliği aleyhine olmak üzere, %1 mertebesine ulaşabilir. (~) b~~ıntısın_a ?elince, b~ karışık ifadeden kurtulmak için ş_ımdı_lık e~ ıyı yol, debıdeki dalgalanmalar ile basınç tıtreşımlerı arasında korrelasyonların bulunabileceği hallerden kaçmaktır. Bu tür durumlar, kısmi vana açıklıklarında fazlaca keskin dirsek, ani kesit değişiklikleri (orifıs, lüle, v.s.) bulunması hallerinde ortaya çıkabilir. Akımı pülsatif hale g~tir~_n _?u ~~ titreşimler uygun hacimli hava kazanlarıyla sondurulebılır. Ayrıca belirtelim ki, ortalama akış hızı yükseldikçe aynı tesisatta oluşan elastik titreşimlerin etkisi azalmaktadır. O halde, salyangozdan çıkıştaki akımda hız dağılımını biraz dügünleştirmek ve aynı zamanda elastik titreşimlerin etkisini azaltmak üzere, deney standında pompanın çıkış kesiti ile basma borusu arasında profilli yakınsak bir boru parçası yerleştirmek yararlı olacaktır. Bütün bu açıklamalardan çıkan bir başka sonuçda, st~nda_r~larda a?ıkça itiraf edilmeyen ve fakat basınç prızlerının yerlerı dolayısıyla, pompa adı verilen makinanın emme ~e basma ağızlan arasına sıkıştınlmayacağı hususudur. Nasıl ki, reaksiyon tipi su türbinlerinde yayıcı denilen eleman da türbinin bir parçası ise, santrifüj pompalarda da emme ve basma borularının bir kısmını pompanın parçası olarak saymak gerekecektir. ill-ÖLÇMESONUÇLARININDÜZELTİLMFSİ Büyük güçlü pb V/ 1 p V 2 1 Hfb+-+ab- +-_f f p'~'.2d~ -[z.+- b +a.- 0 +-J f p'V'.2d~ pompaların uzunca süren deneyleri boyunca elektrik p g 2 g pg~ .Qb p g 2g pgQ Qc şebekesinde çeşitli sebeplerle voltaj ve frekans değişmeleri meydana gelebildiği şeklinde olacaktır. (Büyüklerin üzerine konan yatay çizgiler o bü~~ğün zaman içindeki ortalamasını temsil etmektedir). Debıdekı dalgalanmalarla basınç titreşimleri arasında gibi, asankron motorların devir sayıları bir ölçüde, yüklerine bağlı olarak az da olsa değişmektedir. Bu ~edenlerle po~panın devir sa~ılannı bütün deney boyunca sabıt tutmak mümkün olamıyor. Bu durumda, - ------------------TESİSATDERGİSİ SAYI 28 TEMMUZ-:A~ĞU:::::ST:o=s=~1=----------------

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=