TOPLUM ■ ■ NE iSTiYORUZ, ■ ■ NiÇiN OLMUYOR ? Ne istediğini bilmek tahmin edilebileceğinden daha güçtür. Hatta o "istenilen"i yapmaktan da zordur. Bu ilginç gerçeğe karşın insanlar - ister günlük yaşamlarında isterse politikada-, "ne istendiği" üzerinde inanılamayacak kadar az dururlar da onu gerçekleştirmeye bütün varlarını yoklarını harcayabilirler. Aile yaşamında erkek de kadın da çocuk da kendilerine karşı "anlayışlı" davranılmasını "istediklerini" söyler ve bunun, istenileni yeterince tanımladığını varsayarlar. Gerçek ise daha farklıdır. Her birinin ayrı ayrı dünyaları vardır ve diğerlerinin o dünyada uygun bir rol içinde bulunmasını, davranmasını, konuşmasını isterler. Bu ise çoğu zaman mümkün olmaz ve taraflar birbirlerini "anlayışsızlık" ile suçlarlar. Aslında her biri gerek bireysel gerekse ortak yaşamları için gerçekten "ne istediklerini" tam bilmemekte, daha da kötüsü bilmediklerini bilmemektedirler. Bu gerçek hatırlatılıp da "tam olarak ne istiyorsun?" denilse, alınabilecek c evaplar aşağı yukarı bellidir: "Sağlıklı mutlu bir yaşam", "Düşündüklerimi özgürce yapabileceğim, insanca yaşayabileceğim bir ortam" gibi gerçekte "hiçbir şey" demek olan yanıtlardır. Aile yaşamında bu olan durum kamu yönetiminde hiç farklı değildir, hatta daha da karmaşıktır. Örneğin, herkesin bir numaralı önceliği olduğunu söylediği "eğitim" konusunda "ne istediğimize" bir bakınız. Milli Eğitim TemelYasası'nın birinci maddesi, "ne istendiğini" şöyle anlatıyor: "Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasa'da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasa'nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse önem veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; 7 Tınaz TİTİZ Elektrik Mühendisi Ankara Milletvekili İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacakvetoplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; vs. vs. vs..... " Aynen, bireyleri "mutlu, sağlıklı,müreffeh, özgür ve insanca yaşam"isteyen aile gibi, eğitimde de "hiçbir şey" ifade edilememektedir. Çünkü, "ne istiyorsun?" sorusunun cevabı 'her şeyi' olamaz. Aslında soru,'herşeyi isteyemezsin, bazılarını seçmelisin' demektedir. Buna karşı, 'her şeyi' demek olanları peşpeşe saydığınızda soruya cevap vermiyor, 'imkansız olanı istiyorum, onun da olamayacağını biliyorum, dolayısıyla hepsi içinden ne olursa razıyım' diyorsunuz. Yani belirli hiçbir şey istemiyorsun uz! Pekiyi bu niçin böyledir? İnsanlar gerçekten de d e bir şeyler istemiyorlar mı? Tabii ki istiyorlar. En azından, bazı şeylerin istenmesi 'gerektiğini' düşünüyorlar ama onu tanımlayamadıkları için süslü cümlelerle her şeyi (yani hiçbir şeyi) istiyorlar.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=